Aile hayati, Çocuk Eğitimi, Kadin ve Aile

Her Konuda Güncel ve Güvenilir Bilginin Adresi www.AiLeHaYaTi.com

PEYGAMBERİMİZ, Eşi Hz Hatice ile namaz kılıyordu.
Küçük Ali’nin dikkatini çekti, bu daha önce görmediÄŸi hareketler. onlara ilgiyle baktı. Acaba ne yapıyorlardı.?
Hemen sordu:
“Ne yapıyorsunuz?”
Peygamberimiz cevap verdi:
“Rabbimiz için namaz kılıyoruz.”
Ali ilk duyduğu kelimeye takılmıştır.
O da kimdi?
Hemen sordu:
Rab ne demek?
Onu tanımladılar:
” O bir ve tek olan Allah’tır.”
Allah’ı anlattı küçük Ali’ye peygamberimiz.
Ali’yi imana davet etti.
Ali önce babasına sormak istedi. sonra vazgeçti. Niçin babasına soracaktı Rabbine imanda? Kararını vermişti.
Geceyi bu düşünceler içinde geçirdi.
Sabah peygamberimizin huzuruna gitti ve dedi:
“Dün sen bana neler anlatmış ve neye davet etmiÅŸtin.?”
Peygamberimiz amcasının bu çok sevdiÄŸi oÄŸlunu yanına oturttu ve tekrar anlattı…
Küçük Ali, ilkin ikincisi, çocukların birincisi olarak iman etti Rabbine.
İmanını baÅŸlatan nokta namazdı…
O namazın yansımasıydı, küçük çocuÄŸun ruhuna imanın nurunu yakan…
Sonra “çocuk” demeden ona Rabbini anlatan Peygamberimiz. Bir büyük gibi ona imanı teklif eden peygamber amcaoÄŸlu..

Namaz ve sunum…
Küçük çocuğun dünyasındaki değişimin başlangıcı.
Büyüğün Rabbi ile konuşmasını, çocuğun tatbikatlı görmesi ona imani konuları öğretmekte en önemli noktadır.
Namazda çocuğun Rabbi ile bağlantı , Ailesinde gördüğü en somut kavramdır.
Böylecede imani konular çocuğun dünyasında soyut olmaktan çıkacaktır.
iÅŸte birisi var anne babasının her gün beÅŸ defa konuÅŸtuÄŸu…
Bu görüntü ile büyüyen çocuÄŸun içinde, imanın sarsılmaz temelleri atılmış olacaktır…

” insan için alçalmanın ve yükselmenin sınırı yoktur “

iyi bir karakter ahlaki bir idealdir. insanın en ÅŸerefli varlık olarak taşıyacağı vasıflar O’nun zerresi olan ‘üflemesi’nden bir parça taşır.

Allah Rahman’dır, insan da merhametlidir.

Allah Rezzak’dır, insan da O’nun verdiklerinden infak ederek cömertlik sıfatını karakterinde açığa çıkaracaktır.

Allah Tevvab’dır, insan da bağışlayıcı özelliÄŸini öne çıkarmakla sorumludur. Read the rest of this entry »

” insan bildiÄŸi kelime adedince düşünür
Bir insanın konuştuğu dil, bebekliğinde atılan adımların isabetli olması oranında şekillenir.
Dil, yanlızca konuşmak demek değildir. Konuşma, dilin sesli olan tarafıdır.
Büyük bir kısmını zihnimizin şekillendirdiği sözcükler dilimizi yani karakterlerimizi ele verir.
Yani dil ve zihin melekleri arasında kopmaz bir bağ vardır.
Ünlü Filozof Witgenstein
“Dilimin sınırları, Dünyamın sınırlarıdır.” der. çünkü kavrayış güçümüz dilimizin ulaÅŸtığı seviyeye baÄŸlıdır.
Dilin geliÅŸim seyri bebek doÄŸduÄŸu andan itibaren baÅŸlar.

0-6 yaş arası; bebekler, kendileriyle konuşulduğunda, Bir müzik sesi ya da çıngırak sesine tepki vererek konuşma dilinin varlığına işaret etmektediler. ilk günler sesin kaynağını  aramaya yönelik merakla geçer.

Dört aylık olduklarında bebeklerin bazı sesler çıkardığı görülür. Özellikle ilgi gösterildiğinde sesler uzun zamana yayılır. Kendi sesini sürekli tekrar eder.

Annenin, bebeğin seslerine karşı tepkileri onun dil gelişimini etkileyici öğeler içerir. Çünkü her insanın dilini öğrenmesinde annenin fonksiyonu çok önemli ve birinci derecededir.

Yeterli sesli uyarıları alamayan bebekler konuşmada gecikme dönemi yaşarlar. Bu Anlamda annenin yaptığı her işi sesli bir şekilde
çocuk onu dinliyor ve anlıyormuş gibi anlatması bebek için çok önemli uyaranlar içerir. Mesela bebeğini emziren bir anne sessiz kalmak yerine ona birşeyler sorabilir ya da anlatabilir.Bunu bebek anlamıyacaktır.
ama seslerin zihninde oluşturduğu çağrışımlar erken konuşmasına, sözcükleri doğru ve eksiksiz kullanmasına neden olacaktır.